<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Birleştirici Sistemik Tıp arşivleri - Sema İLHAN</title>
	<atom:link href="https://semailhan.com/category/birlestirici-sistemik-tip/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://semailhan.com</link>
	<description>Homeopati &#124; Aile Dizimi &#124; Bowen Terapisi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 01 Mar 2022 16:47:39 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.2</generator>
	<item>
		<title>İYİLEŞMEK</title>
		<link>https://semailhan.com/iyilesmek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sema İlhan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 30 Sep 2017 21:24:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Birleştirici Sistemik Tıp]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://semailhan.com/?p=436</guid>

					<description><![CDATA[<p>The post <a rel="nofollow" href="https://semailhan.com/iyilesmek/">İYİLEŞMEK</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://semailhan.com">Sema İLHAN</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="vc_row wpb_row vc_row-fluid"><div class="wpb_column vc_column_container vc_col-sm-12"><div class="vc_column-inner"><div class="wpb_wrapper">
	<div class="wpb_text_column wpb_content_element " >
		<div class="wpb_wrapper">
			<p><a href="https://semailhan.com/wp-content/uploads/2017/09/10734139_577889765677372_8918406615888881873_n.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignleft wp-image-481 size-medium" src="https://semailhan.com/wp-content/uploads/2017/09/10734139_577889765677372_8918406615888881873_n-241x300.jpg" alt="" width="241" height="300" srcset="https://semailhan.com/wp-content/uploads/2017/09/10734139_577889765677372_8918406615888881873_n-241x300.jpg 241w, https://semailhan.com/wp-content/uploads/2017/09/10734139_577889765677372_8918406615888881873_n-768x956.jpg 768w, https://semailhan.com/wp-content/uploads/2017/09/10734139_577889765677372_8918406615888881873_n-624x777.jpg 624w, https://semailhan.com/wp-content/uploads/2017/09/10734139_577889765677372_8918406615888881873_n.jpg 771w" sizes="(max-width: 241px) 100vw, 241px" /></a>İyileşme hakkında genel bir giriş, konu geniş tabii ama bir yerden başlamak lazım ve bakış açılarımızı genişletip bütüncül olabilmek &#8230; zaten bu da iyileşmenin niyeti değil mi?,</p>
<p>İlk başlarda hekimliğin insanları iyileştirmek ve onları tekrar hasta olmaktan koruduğunu sanıyordum. Yani hekim olmanın bu nedenle iyi bir şey olduğunu düşünüyordum. Sonra Tıp Fakültesine girdiğimde insanı öğrenmeye ve türlü türlü hastalıklarla karşılaşmaya başladığımızda bazı hastalıkların yaygın bulaşıcı ve bazılarının da kronik uzun süreli olduğunu gördüm yani yaşam boyu bu hastalık onda kalacak gibi görünüyordu. Diğer bir deyişle halkımızın deyimiyle çaresiz dertler olan hastalıklar vardı. Bir tür kader gibi ailenizde yaygın görülüyor olabiliyor ve buna doğru sizi çeken davranışlardan da kendinizi alıkoymanız zor oluyordu. Sonra Halk Sağlığı dersi ve stajında gördüm ki toplumsal düzeyde hastalıklar önlenebiliyor, çevre sağlığı, güvenli ve sağlıklı iş ortamları oluşturabilme, anne ve bebekler özel programlar yürütebilme vs. Çevresel olarak çok kirli bir bölgede yaşıyorsa zaten insanlar toksik kirlilik nedeni ile hastalık geliştiriyorlar. Epeyce keyif aldım bundan, hala da çok önemserim… Bu alanda doktora yaptım, sağlık sosyolojisi ve antropolojisi dersleri ile hasta olma davranışının kültürel boyutlarını öğrendik ve ayrıca geleneksel ve tamamlayıcı, alternatif tıp uygulamalarının da ne kadar yaygın olarak kullanılıyor olduğunu fark ettim. Dünya Sağlık Örgütü tarafından yapılan çalışmalar ile gruplanmış, listelenmiş ve hatta konferans belgelerinde uzmanlar kurullarınca ülkelerin Sağlık Bakanlıklarına açık olarak görevler tanımlanmıştı.<br />
Hekim olarak alanda çalışırken sağlığın korunması ve önlenmesi alanında bireysel ve toplumsal duyarsızlığımız şaşırttı. İnsanların kendileri için daha iyiyi seçebilmekteki güçlüğünü fark ettim. Hekimler her zaman hastalardan daha çok biliyor olacaklar. Eskinin tanrı hekim anlayışı artık yok. Bize tüm tıbbi bilgilerin 5yıl içinde %50’sinin eskidiği öğretilmişti. Şimdi bu süre daha da kısaldı. Bir hekim bile bunu takip etmekte zorlanırken hasta nasıl edebilir? Ayrıca ben hekimliğin bir sanat olduğuna da inanıyorum. Gerçekte hasta ile ilişkinin kendisi çok önemli bir konu ve hekimin kendisi bir ilaçtır. Daha da ötesi her tür insani temas bizi iyileştirebilen veya hasta edebilen dinamiklere sahiptir. Günümüzde yaklaşık 1200 alt dala bölünmüş tıbbi sistemde bu giderek gözden kaçıyor. Oysa hekimliğin bir iş değil hastayı iyileştirme anlamında bir sanat olduğuna inanıyorum. Aynı zamanda hasta olarak bizim de iyileşmeyi bir karar olarak seçebilmemizin gerekliliğini fark ettim. Açıkçası iyileşme niyetinizi açık ve net olarak kendinize ifade etmenize gereksinim vardır. Bunu yapabilmek ile ilgili güçlükler vardır ve bunun için yardım alabilmeye gereksinim vardır.</p>
<p>İyileşme dediğimizde tedavi ve şifa kavramlarını açıklamak gerekir. İyileşmeden bahsettiğimizde iki kavram öne çıkıyor. Tedavi ve Şifa ve bu kavramları Türk Dil Kurumunun tanımları ile anlamaya gayret edelim.</p>
<p><strong>tedavi</strong>. İlaç vb. ile hastalığı iyi etme, iyileştirme, sağaltım, sağaltma, terapi:<br />
2. mecazi. Aksayan bir şeyi düzeltme, iyileştirme.<br />
İng. treatment, therapy ; Hastayı iyileştirme, sağaltım, terapi.</p>
<p><strong>şifa</strong> Ar. a. (şifa:) Bedensel veya ruhsal bir hastalığın son bulması, hastalıktan kurtulma, onma; İng. cure<br />
Organizmanın kendi kuvvet ve koruma sistemleriyle kendisindeki bir hastalığı yok etmesi veya hastalık yapıcı etkilerden korunmaya gayret etmesi.</p>
<p>Hastalıkların nasıl geliştiğini anlamak ve iyileşme engellerini kaldırabilmek için Tamamlayıcı tıp yöntemleri ve psikoretapi eğitimleri aldım. Gördüğüm o ki; aslında hastalık çok faktörlü ve çok düzeyli bir şekilde aşama aşama gelişiyor ve rahatsızlık yaratır boyuttan, insanı tamamen tükenme noktasına getirene dek hasta edebiliyor. Az sayıda sağlık sorunu tamamen ve kolayca şifalanabiliyor. Kronik veya ruhsal hastalıklarda şifa sadece daha derin düzeylerde iyileşme olduğunda tamamlanmış olacaktır. Birisi örneğin bir kanser hastalığı tanısı almış olsun, Bu kişi ameliyat edilebilir ve veya tek hücre kalmayana dek kemoterapi alabilir. Ancak altta yatan fiziksel, duygusal, beslenme ile ilişkili yaşamsal dengesizlikler de tedavi edilmedikçe hastalık tamamen gitmiş olmayacaktır. Tabii bu iyileşmenin zor olduğu anlamına gelmiyor, kendiliğinden iyileşme kapsamına giren, anlamamıza gereksinim duyan iyileşme vakaları var.</p>
<p>Lippe bir homeopattır ve demiştir ki; “Hastalık yok, hasta vardır.” Yani her hastanın eşsiz bir varlık olarak kendi yaşamı, çevresi, bulguları vs ile değerlendirilerek anlaşılması gereklidir. Böyle baktığımızda aslında her hastalığın iyileştirilebileceğini ama her hastanın iyileştirilemeyeceğini de anlamaya başlarız.</p>
<p>Hastalıkları önleme ve korunma amaçlı süren yolculuğumda şunu anladım ki; hastalıkların nedeni mikroorganizmalar veya çevresel nedenler değil. Örneğin verem mikrobu ile karşılaşmış olabilir veya hepatit B virüsü almış olabilirsiniz. Ancak bağışıklık sisteminiz bariyer ve savaş mekanizmaları ile hastalık oluşmadan doğal olarak antikorlar oluşturmayı başaracaktır. Her insanda var olan yaşam enerjisinin zayıflığı söz konusu ise o zaman hastalık oluşup sizi kendisi ile ilgilenmeye mecbur edecektir. Bu şekilde hastalıklar ile savaşmak ile onları dönüştürmek arasında fark olduğunu anlamaya başlarız. Tam olarak size neyin olduğunu anlamaya gereksiniminiz vardır. Aynı zamanda bir homeopat ve psikoterapist olan Rudiger Dhalke “Hastalık iyileşmeye giden yoldur” demiştir. Siz bozuk gıda yediğinizde ishal olursunuz ve aslında bedeniniz kendisini iyileştirmeye çalışıyordur. Alerjik döküntüleriniz sizdeki toksik maddenin cilt yoluyla atılması için cildinizi dökmeye çalışıyordur. Aslında iyileşme çabası bulguları oluşturmaktadır. Bu süreçte olanların anlaşılması ve dönüştürülmesi gerekmektedir. Hastalıklar çok faktörlü nedenler ile oluşuyor ancak asıl neden olacak bir ilk nedenin olması gerekiyor ve bu ilk neden bu gün hala nasıl ve ne zaman olacağını bilemediğimiz ve tümü ile açıklamakta zorlandığımız pek çok hastalıkta olduğu gibi ruhsal süreçler, travmalar, stres dediğimiz olaylar sonucu yaşam enerjisinin zayıflaması, ruhta bölünmeler yaşanıyor olması olduğu giderek daha çok araştırma ile ortaya konuyor. Gabor Maté Macaristan doğumlu nöroloji, psikiyatri ve psikoloji alanlarında uzmanlaşmış Kanadalı hekimdir ve pek çok çalışma ile kötü çocukluk deneyimlerinin insanı nasıl etkilediğini bilimsel olarak ta ortaya koymuştur. Dolayısı ile iyileşme tüm bunları da göz önüne almayı gerektiren dinamik bir süreçtir.. Böylece bireysel olandan o bireyin ait olduğu sisteme doğru ve geçmişse doğru bakış açımızı genişletiriz. Aslında hastalık insanın iyileşmeye doğru yaptığı yolculuk, yürüdüğü yolun tam kendisidir. Bu yolculuk bir tür karanlıktan aydınlığa, sağlığa, sağlamlığa, farkındalığa, kopan bağların onarılmasına, parçalarımızı bulup onları birleştirmeye ve bütünlüğe doğru olacaktır.</p>
<p>Şimdi artık biliyorum ki: sağlık bir iyilik veya hissetme hali değil, varoluş halidir. Dolayısı ile varoluşumuzda yeni farkındalıklara ulaşmamız gerektikçe hastalıklar olacaktır. Varoluş halimizin tümü ile bilincimizle olmadığını, hatta çok büyük bir oranda bilinçaltımız tarafından yönetildiğimizi biliyoruz. Doğu tıpları felsefesinde aslında bedenimiz bilinçaltı aklımızdır. Tam olarak bir farkındalığa uyanıncaya dek bize bedenimiz konuşacak gibi görünüyor. Biz onu susturma yerine daha bir dikkatle dinlemeye yönelmek durumundayız. yani bedende gözükenin ruhsal bileşenlerini incelemek, gün ışığına çıkarmak ve anlamak durumundayız. İyileşme bizim gerçekte olduğumuz kişi olmaya yönelten bir süreç, izleyen bir hediye gibi, görülmeyi, paketin açılmasını, anlaşılmayı bekliyor.</p>
<p>Dr. Sema İLHAN</p>
<p>Okuma önerisi:</p>
<p>Rudiger Dhalke, &#8220;Hastalık İyileşmeye giden yoldur.&#8221; Mozaik &#8211; Arkeoloji Sanat yayınları</p>

		</div>
	</div>
</div></div></div></div>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://semailhan.com/iyilesmek/">İYİLEŞMEK</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://semailhan.com">Sema İLHAN</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İNSAN VE GÖLGESİ</title>
		<link>https://semailhan.com/insan-ve-golgesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sema İlhan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 30 Sep 2017 21:02:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Birleştirici Sistemik Tıp]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılarım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://semailhan.com/?p=433</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#160; Gölgem Kayboldu, Gönlüm Dolunca &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.. İnsandan bahsettik ve tabii insanın gölgesi olan bir varlık olduğunu da konuşmamız gerekir. Gölge, insanın kendinde göremediği veya görmek istemediği ve bu yüzden bilincinin dışında kalan red edilmiş tüm gerçeklerinin toplamıdır ( Bu kavramı Carl Gustav Jung ortaya atmıştır.) İnsanın göremediği gölgesi başkaları ile ilişkilerine de düşer. O yüzden&#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://semailhan.com/insan-ve-golgesi/">İNSAN VE GÖLGESİ</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://semailhan.com">Sema İLHAN</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<h3>Gölgem Kayboldu, Gönlüm Dolunca</h3>
<p>&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..</p>
<p><a class="dt-pswp-item" href="https://semailhan.com/wp-content/uploads/2017/10/58cb4449116d24d9211ecc75df540cb7.jpg" data-dt-img-description="" data-large_image_width="564" data-large_image_height="805"><img decoding="async" class="size-medium wp-image-1774 alignleft" src="https://semailhan.com/wp-content/uploads/2017/10/58cb4449116d24d9211ecc75df540cb7-210x300.jpg" alt="" width="210" height="300" srcset="https://semailhan.com/wp-content/uploads/2017/10/58cb4449116d24d9211ecc75df540cb7-210x300.jpg 210w, https://semailhan.com/wp-content/uploads/2017/10/58cb4449116d24d9211ecc75df540cb7.jpg 564w" sizes="(max-width: 210px) 100vw, 210px" /></a>İnsandan bahsettik ve tabii insanın gölgesi olan bir varlık olduğunu da konuşmamız gerekir. Gölge, insanın kendinde göremediği veya görmek istemediği ve bu yüzden bilincinin dışında kalan red edilmiş tüm gerçeklerinin toplamıdır ( Bu kavramı Carl Gustav Jung ortaya atmıştır.) İnsanın göremediği gölgesi başkaları ile ilişkilerine de düşer. O yüzden insan kendini insanda tanır. İnsanın kendinde olduğunu düşünmediği özellikleri başkalarına yansıtması çok ironikt<span class="text_exposed_show">ir. Gölgesinde yer alan tüm düşünceleri, dünyada yer alan ortak bir kötü düşüncesine yansıtarak bunlardan kaçınır. Hoşlanmadığı ve istemediği her şeyi kendi gölgesine yönlendirir. Böylece gerçekliğin bir yönünü ve başarılı olamadığı olayları red eder. Red ettiğimiz her şey kendini tekrar tekrar bize gösterecektir. daha büyük bir korkuyla ondan kaçtıkça tüm dünya onun önün bu konu ile ilgili olayları tekrar tekrar serecektir. İnsan tüm hastalıkların kaynağını kendisinde bulmaktan korku duyar. İnsan ironik bir şekilde aslında kendine vakit ayırmaktan ziyade başkaları ile meşgul bir canlıdır. Kendi gerçeğimiz ile yüzleşmenin acı veren yanları vardır ve uzun bir süre kendi gölgemizden kaçmaya gayret ederiz. oysa gölgemiz hep peşimizdedir.</span></p>
<div class="text_exposed_show">
<h3>Sahte Egodan öze doğru</h3>
<p>Gölgemizle buluşmamızı engelleyen bir başka şey yaratmış olduğumuz sahte egodur. Kendimiz sandığımız şey. Oysa insanın tüm yaşamı özüne doğrudur ve bizim de ötemizdeki daha büyük hakikate. Çünkü insan salt kendi başına bir canlı değildir. İnsan sosyal, sistemler içinde bir canlıdır. Asıl kendimiz özümüz kim olduğumuzu bilir. sabırlıdır, sessizlikte ve içimize döndüğümüzde bize usulcacık fısıldar. Bu fısıltıyı kaçırdığımızda bedenimiz konuşmaya başlar. O yüzden her bedensel semptom ve hastalığın anlamamız gereken bir mesajı vardır. Asıl hastalık nedeni çevresel veya mikrobik olmanın ötesinde içimizde işleyen bu dinamiğin yaşam enerjimizi zayıflatmış olmasıdır. Öyleyse kendimizi bütüncül olarak ele alabilmek için öncelikle gölgemizle tanışmaya, tüm hallerimizle kendimizi kabul edebilmeye, kendi hakikatimize uyanabilmeye gereksinimimiz vardır. Bir kez uyanmış olanların yani aydınlanmış dediklerimizin artık gölgesi yoktur..</p>
<p>Ve bu kişiler başkalarına yansıtmaktan özgürleşmişlerdir. Herkese ve herkese karşı derin bir hoşgörü geliştirmişlerdir. ..</p>
<p>Onlarla olmaktan biz de huzur buluruz&#8230;</p>
<p>Öncesinde kendimize karşı samimiyet, farkındalık, açıklık, kabul ve hoşgörüye gereksinim olacaktır tabii&#8230;</p>
<p>Dr. Sema İLHAN</p>
<p>kaynaklar, okuma önerileri</p>
<p>* Hastalık iyileşmeye giden yoldur. Thorwald Dethlefsen , Rudiger Dhalke<br />
* Işığı arayanların Karanlık Yanı , Debbie Ford</p>
<p>*Gölge etkisi.  Debbie Ford, Marianne Williamson, Deepak Chopra</p>
</div>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://semailhan.com/insan-ve-golgesi/">İNSAN VE GÖLGESİ</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://semailhan.com">Sema İLHAN</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tıbbi Çeşitlilik ve Birleştirici Sistemik Tıp</title>
		<link>https://semailhan.com/tibbi-cesitlilik-ve-birlestirici-sistemik-tip/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sema İlhan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 30 Sep 2017 20:54:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Birleştirici Sistemik Tıp]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://semailhan.com/?p=430</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnsan, bütünün bir parçasıdır&#8230; (Ancak) kendisini düşüncelerini ve duygularını, diğerlerinden ayrı olarak deneyimler; bu, bilincin yarattığı bir çeşit optik yanılgıdır. Albert Einstein, 22 Şubat 1950&#8217;de Robert S. Marcus a yazdığı yazı. Tıbbi Çeşitlilik Bu gün tıp dediğimizde artık çeşitlilik söz konusu, pek çok kişi için hangi tıbbı kastediyor olduğumuz oldukça önemli bir merak konusu olabiliyor.&#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://semailhan.com/tibbi-cesitlilik-ve-birlestirici-sistemik-tip/">Tıbbi Çeşitlilik ve Birleştirici Sistemik Tıp</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://semailhan.com">Sema İLHAN</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>İnsan, bütünün bir parçasıdır&#8230; (Ancak) kendisini düşüncelerini ve duygularını, diğerlerinden ayrı olarak deneyimler; bu, bilincin yarattığı bir çeşit optik yanılgıdır. Albert Einstein, 22 Şubat 1950&#8217;de Robert S. Marcus a yazdığı yazı.</p></blockquote>
<h2>Tıbbi Çeşitlilik</h2>
<p>Bu gün tıp dediğimizde artık çeşitlilik söz konusu, pek çok kişi için hangi tıbbı kastediyor olduğumuz oldukça önemli bir merak konusu olabiliyor. Hatta ülkemizde ile çeşitli araştırmalarla da gösterildiği gibi kişiler hasta olduklarında sağlık sistemince önerilen tedavileri alıyor, beraberinde de alternatif veya tamamlayıcı tıp olarak adlandırılan ve eğitimli kişilerce sunulan tedaviler veya yerel düzeyde atadan toruna ocaklardan geçen uygulamaları kullanmaktalar. Bu tedaviler arası etkileşim ve öncelik gibi konularda hasta kontrolünde ve komşu önerileri ile sürdürülmekteler.</p>
<h3>Alternatif olan hangi tıp?</h3>
<p>Şimdi alternatif sözcüğü söz konusu olduğunda batı tıbbı uygulamacılarının doğu tıbbı uygulamalarını alternatif olarak adlandırdıklarını biliyoruz ancak geleneksel tıbbi sistemlerin uygulamacılarının batı tıbbını alternatif olarak adlandırdıklarına da şahit oldum. Dolayısı ile bu tür adlandırmalar bir filin neresini tuttuğunu anlatan körlerin hikayesinde olduğu gibi durduğunuz noktadan hissedebildiğimiz ve görebildiğimiz ile sınırlı olabilir.<br />
Bugün Batı tıbbı veya Modern tıp olarak ta adlandırılan tıbbi sistem giderek çok daha küçük uzmanlık alanlarına ayrılmakta ve hayretle okuduğuma göre bu sayı yaklaşık olarak 1200 civarına ulaşmış. Tıp sistemlerden organlara ve hastalıklara değin pek çok kez ayrılmakta ve bazen bu ayrımların getirdiği zorlanmadan ötürü bazı disiplinler bir araya gelerek özellikle araştırma ve mezuniyet sonrası eğitim amaçlı yeni bilim dalları oluşturmaktalar. (örneğin psikonöroimmunobiyoloji)</p>
<h3>Geleneksel tıp sistemleri</h3>
<p>İnsanların sosyal varlıklar olarak bir araya yaşamaya başladığı zamanlara dek uzanan bir tıp öyküsü olduğu çok açık. Ancak sağlık ve hastalığı ele alış felsefesi ve uygulamaları ile bütüncül tıbbi sistemleri yaklaşık 5000 yıl öncesine dek uzanmaktalar. Bunların en eskilerinden olanlardan Ayurveda (Hint Tıbbı) Uygur Tıbbı, Tibet Tıbbı, Çin Tıbbı, Moğol Tıbbı gibi farklı adlarla adlandırılarak günümüze kadar gelmiş tıbbi sistemdir. Ortak özellikleri elementler (Sim) üzerine temellenen bir felsefi tıbbi temele oturmaları ve nabız muayenesi gibi ortak muayene ve tanı, tedavi yaklaşımları geliştirmiş olmalarıdır. Bu yakınlık öylesine ki binlerce yıl sonra bu gün bile Tibet Tıbbında hekim Amçi (Amchi) Uygur Tıbbında Emçi (Emchi) ismi ile çağrılmaktır. Bu Doğu Tıbbı dışında Amerikasına yerlilerinin, Afrika, Eskimo, Avustralya yerlilerinin kendilerine özgü ancak özünde insanı doğanın önünde değil bir parçası olarak ele alan tıbbi sistemleri vardır.</p>
<p>Bu gün pek çok alanda paradigmalarımızın sorgulandığı, yıkıldığı, farklı bakma ve görme çağına girmiş bulunuyoruz. Keşiflerimizle gelişen teknoloji bizi hücrenin, atomun ve kozmosun en uzak bölgelerine dek götürebilmektedir. Aynı zamanda ne kadar uzak ve bağımsız olursa olsun insanın kendi ataları ile bedensel bir bütünlük içinde sistemik bir varlık olduğuna dair bilgilerde fenomenolojik olarak kendini göstermektedir. Bu deneyimler ile Tıbbi sistemler de Tamamlayıcı, İntegratif, Holistik (bütüncül) gibi yeni alanlar tanımlayarak artık tıp fakültelerinde ve diğer basamaklarda öğrencilere, hastalara sunulmakta. Bilginin, deneyimin, insanların hızla dolaşabildiği müthiş bir etkileşme ve açıklık çağındayız. Sanki duvarlar yıkılıyor, ışık çoğalıyor ve temas artıyor. Ve aslında önemli olan nedir? sorusu yanıtlamamızı ve uyanmamızı acil bir şekilde dayatıyor. İnsanın diğer canlılar ve gezegeni ile ne denli bir ve bütün olduğu inkar edilemez bir hakikat olarak ortada iken Tibet Tıbbında da tanımlandığı gibi insan açgözlülük, hırs ve cehaleti (bildiğimiz anlamda değil-kendini bilmeme anlamına yakın) ile yakınları, toprağı, gezegeni ile bağlantısını koparmış durumdadır.</p>
<h3>Birleştirici tıp</h3>
<p>Tüm bu çok kısa konu başlıkları yanında başka pek çok gerekçe ile de şimdi aldığım tüm tıbbi eğitimleri Birleştirici Sistemik tıp başlığı ile anmayı ve burada bu konu ile ilgili bilgileri paylaşmayı hedefledim. Birleştirmekten kastım koruyucu ve onarıcı sağlık yaklaşımlarını, bireyin ailesi ve atasal sistemi ile bağlarını, beden zihin ve ruh olarak insanın içsel dinamiklerini ve ona ait geçmiş, şimdi ve geleceği, insanın yaşadığı dünya ve diğer varlıklar ile ilişkisini, rüya ile uyanıklığı, insan yararı öncelikli varolan tıbbi sistemleri birleştirmeye, birleştirilmiş uygulamalardan örnekler vermeye gayret edeceğim. Dahası kişinin kendi özü ve bu özün bağlı olduğu daha büyük güçlere de yeniden bağlantı kurmasına ihtiyaç oluyor.</p>
<p>Fiziksel, ruhsal ve sosyal olarak bir ve bütünüz. Ayrılık bir yanılsamadır. Bu ayrılık duygusunun yarattığı sonuçları her gün bedenimizde ve yaşamımızın her alanında deneyimlemekteyiz. Doğanın harika yaşamı işleyişini ve kendi kendini iyileştirme ve dengeye gelme gücü içeren doğamızı anlamalıyız.</p>
<p>Yaşam bir yolculuktur. Kendinizle ve sisteminizle bütün olmaya ve birliğe doğru …. Ve aslında her birimiz kendimizi iyileştirme gücü ve sorumluluğuna sahibiz … Yolu yürürken seçimleriniz size ait olacaktır ancak gittiğiniz yönü aydınlatacak bir fener ve eşlik eden insanlar ve daha önceden yürünmüş yollar yolculuğu daha iyi yapmanıza yardım eder.</p>
<p>Bir arada yapabiliriz…</p>
<p>Daha iyi bir Dünyada yaşamak için,</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Dr Sema İLHAN</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://semailhan.com/tibbi-cesitlilik-ve-birlestirici-sistemik-tip/">Tıbbi Çeşitlilik ve Birleştirici Sistemik Tıp</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://semailhan.com">Sema İLHAN</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnsan</title>
		<link>https://semailhan.com/insan/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sema İlhan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 30 Sep 2017 20:52:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Birleştirici Sistemik Tıp]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://semailhan.com/?p=428</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#160; İnsanı Tanımak Konumuz tıp olduğundan önce nesnemiz insanı tanımlamaya gayret etmek gerekiyor. İnsanı size anlatmam için bir şeyleri zorlama gayreti yerine gelin biz insanı uzaydan yeni gelmiş birisine anlattığımızı farz edelim… ve biz bir başka gezegenden gelen varlığa dair neleri merak ettiğimizi sorgulayalım… yani bir uzaylı ile bakışıyor olduğumuzu ve birbirimizi tanımaya da çabalıyor&#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://semailhan.com/insan/">İnsan</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://semailhan.com">Sema İLHAN</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<h2>İnsanı Tanımak</h2>
<p><a class="dt-pswp-item" href="https://semailhan.com/wp-content/uploads/2017/09/34e6cda9e64f3b2e987e091ccae85849.jpg" data-dt-img-description="" data-large_image_width="235" data-large_image_height="312"><img decoding="async" class="size-medium wp-image-1782 alignleft" src="https://semailhan.com/wp-content/uploads/2017/09/34e6cda9e64f3b2e987e091ccae85849-226x300.jpg" alt="" width="226" height="300" srcset="https://semailhan.com/wp-content/uploads/2017/09/34e6cda9e64f3b2e987e091ccae85849-226x300.jpg 226w, https://semailhan.com/wp-content/uploads/2017/09/34e6cda9e64f3b2e987e091ccae85849.jpg 235w" sizes="(max-width: 226px) 100vw, 226px" /></a>Konumuz tıp olduğundan önce nesnemiz insanı tanımlamaya gayret etmek gerekiyor. İnsanı size anlatmam için bir şeyleri zorlama gayreti yerine gelin biz insanı uzaydan yeni gelmiş birisine anlattığımızı farz edelim… ve biz bir başka gezegenden gelen varlığa dair neleri merak ettiğimizi sorgulayalım… yani bir uzaylı ile bakışıyor olduğumuzu ve birbirimizi tanımaya da çabalıyor olduğumuzu… Kuşkusuz bir fiziksel beden olacak ilk gördükleri ve bizim gördüğümüz… İnsanın fiziksel bedeni, anne karnındaki, doğum anındaki ve gelişim sürecindeki… öte yandan merak ve korku gibi duygularımız da oluşmaya başlayacak ve insanın duygusal bir varlık olduğunu da söyleyebileceğiz. üstelik sorgulayan bir yanımız da kendini gösterip sorular sormaya başlayacak.. Gördüğünü yorumlayıp anlamlandırmaya, kategorize etmeye başlayacak. Bu aşamada gözümüzün gördüğünü tanımlayan anılarımız ve kültürleşme sürecinde öğrendiklerimiz, anılarımız devreye giriyor olacak… aynı şeye bakıp farklı tepkiler de vermeye yöneleceğiz. Dostça veya düşmanca tutumlar içine giriyor olacağız. Bu karşılaşmanın hangi tarih diliminde olduğuna ve Dünyanın hangi bölgesinde olduğuna bağlı olarak ta tüm bu dinamikler değişiyor olacak.. Yani aslında insan fiziksel, duygusal, düşünsel, ruhsal ve sosyal yani kültürel bir varlık… hatta Diderot, Ansiklopedi’nin “insan” başlıklı maddesinde, bir tanım yapma girişiminde bulunmuş: “İnsan: hisseden, düşünen, dünya üzerinde özgürce dolaşan, hükmettiği bütün diğer hayvanların başında görünen, toplum içinde yaşayan, sanatı ve bilimi icat eden, kendine özgü iyilik ve kötülüğü olan, kendine efendiler oluşturan ve kanunlar yapan, vs. bir varlık.”diyerek betimlemiş.</p>
<p>Fiziksel bedenimiz ile orada duruyor olsak ta orada duran insan aslında farklı farklı tepkiler ve etkileşimler deneyimlemiş olacak. Bizim bedenimiz hayatımızdaki her olayın ve ilişkilerimizin her bölüm, satır ve dizesini yani geçmişimizi barındırıyor. Sadece bizim geçmişimizi değil üstelik, atalarımızın deneyimlerini de içeriyor olacağız. O sırada sahip olduğumuz her düşünce biyolojik sistemimizden gelip geçmiş ve psikolojik bir tepkiyi etkinleştirmiş olacak. Deneyimler sonucu edindiğimiz duygularımız biyolojik sistemimizde kodlanmış ve hücrelerimizin dokusunun biçimlenmesine katkıda bulunmuş, hücresel hafızamızda depolanıyor olacak. Belki de bu insan bu hücresel hafızadaki eski kayıtlara bağlı bir hastalık taşıyor olacak… Yani aslında orada duran her bir insan birbirinden farklı tanınmaya gereksinim duyuyor olacak…</p>
<h3>Bedenimiz bilinçaltı aklımız</h3>
<p>Tüm bu duygusal, düşünsel süreçler de yine fiziksel bedenimizde yaşanıyor olacak… Korkuyorsak kaçmayı veya savaşmayı planlayan sistemler devreye girecek ve birden tüm sistemimiz otomatik olarak çalışan sinir sisteminin yönettiği biyokimyasal süreçleri ateşlemiş olacak. Veya kayıtlı bilgilere göre dostça eğilimler içinde isek o zaman sevgiyi ve güvende olmayı ateşleyen süreçler…. Üstelik bunları bilinçli bir şekilde farkında olduklarımızın dışında bilinçaltı süreçlerimiz yönetiyor olacak… Bedenimiz birlikte çalışan bir sistemler bütünü olarak geniş bir şebeke meydana getiriyor. Bu sistemler arasında bilgi taşıyan onları birbirine bağlayan şey, duyguların biyokimyasalları olarak adlandırdığımız nöroreseptörler ve reseptörleridir. Yalnızca bilinçaltı bedeni kontrol etmiyor, O BEDENE DÖNÜŞÜYOR. Bedenimiz bilinçaltı aklımız gibi, bedenimiz duygularımızın, hislerimizin yönettiği bir mekan…Duygularımızı bilgiyi fiziksel gerçekliğe dönüştürme sürecini gerçekleştiren hücresel işaretler olarak görmeliyiz. Yani kalbimiz hızla çarpmaya başlayabilir ve terleyebiliriz, nefesimiz kesilebilir. Üstelik bedeni ile bağlantılı olma haline göre kişi tüm bu değişikliklerin ayırdına varamayabilir.</p>
<p>Bir de bu insanın tanrıya inanıp inanmamasını katalım. Belki de geleni bir melek veya tanrılardan bilgi taşıyan bir varlık olarak algılayıp ona göre tepki verecek.. İnsan inançları olan bir varlık; “Bizleri insan yapan şey, Tanrının bizi yaratırken mayamıza kattığı kusurlardır.” Demiş William Shakespeare. Diderot, Ansiklopedi’nin “insan” başlıklı maddesinde, daha geniş bir bir tanım yapma girişiminde bulunup: “İnsan: hisseden, düşünen, dünya üzerinde özgürce dolaşan, hükmettiği bütün diğer hayvanların başında görünen, toplum içinde yaşayan, sanatı ve bilimi icat eden, kendine özgü iyilik ve kötülüğü olan, kendine efendiler oluşturan ve kanunlar yapan, vs. bir varlık.” demiş. Gördüğümüz gibi insan tanımlara sığmakta zorlanıyor.</p>
<p>İnsan ruhsal bir varlık dediğimiz zaman işler daha da karışıyor; ruhun sağlığı ve hastalıklarını tanımlıyoruz fakat ruh ile akılı ayırt etmekte zorlanıyoruz. Bilinç, bilinçaltı, kolektif bilinç. kişilik, kimlik, ego, nefs gibi tanımlar getirip bu bilmeceyi çözmeye uğraşıyoruz. İnsan kendini bilmeye gayret eden bir varlık…</p>
<h3>Kan bağı ya da nabzımızdan akan kayıtlar</h3>
<p>Şu ana kadar daha çok batılı akıl ile insanı gözlemlemeye anlamaya gayret ettik. Bir de geleneksel tıbbi sistemler var ve giderek daha çok farkına varıyoruz ki insan enerjetik bir varlık.. yani farklı tıbbi sistemler insanı farklı tanımlıyor aslında. Giderek daha çok tüm bu bilgileri örtüştürerek kim olduğumuzu anlamaya gayret ediyoruz. Şu da bir gerçek ki; sadece nabız bakarak Uygur hekimi emçi veya Tibet hekimi amçi sizin tüm hastalıklarınızı, karakterinizi, hatta kolesterol düzeylerinizi, ailenizden birinin intihar etmiş olduğunu falan söyleyebiliyor. Hatta benzer bilgileri yüzünüze bakarak ta görebilmek mümkün. Öyle insanlar da var ki; enerjinizin akışını görüp çakralarınızı değerlendirerek sağlık durumunuzu ve karakterinizi size anlatabiliyor. Bir tür enerji röntgeni.. Belki de gelen uzaylı dostumuz da bizi böyle hissedip tüm deneyimlerimizi anında bilebilecek.</p>
<p>Algı ve sezgilerim beni insanı anlamak için insanlığın tüm deneyimlerine açtığı için birleştirici bir yaklaşım bana daha doğru geliyor. Ve gördüğüm artık batılı tıp okullarının da bunu yapıyor olduğu, yani artık Dünyanın doğusu ve batısı olağanüstü, mucizevi bir varlık olarak insanı birlikte ele alabiliyor. Sistemik tıp, enerji tıbbı, tek ruh tıbbı gibi birçok yeni başlıklar ile insanı ve onun yaşamını, sağlığını ve hastalıklarını inceleyebiliyor. Ülkemizde zaten atalarımızın getirdiği bir tıbbi çeşitlilik, çoğulculuk söz konusu… iyiki de böyle…</p>
<p>Şimdi umalım ki bu karşılaşma da bizi daha zenginleştirsin ve kalbimizi açsın…</p>
<p>Sema İlhan</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://semailhan.com/insan/">İnsan</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://semailhan.com">Sema İLHAN</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bowen Terapisi</title>
		<link>https://semailhan.com/bowen-terapisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sema İlhan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 30 Sep 2017 20:37:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Birleştirici Sistemik Tıp]]></category>
		<category><![CDATA[Bowen]]></category>
		<category><![CDATA[Bowen Terapisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://semailhan.com/?p=426</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bowenwork veya Bowtech olarak da adlandırılan Bowen terapisi, beden üzerinde elle yapılan bir çalışmadır. Avustralya&#8217;da Tom Bowen tarafından geliştirlmiş ve  oradan yayılmıaştır. Özellikle fasya sistemi üzerinde çalışır ve  bedensel , ruhsal traavmalar, zihinsel aşırı gerilimin bednde yolaçtığı durumlarda etilidir. Lenfatik drenaj, detoks, kas iskelet sisteminin yeniden hizalanması vs gibi pek çok alana katkı yapar. Ağrıyı&#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://semailhan.com/bowen-terapisi/">Bowen Terapisi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://semailhan.com">Sema İLHAN</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div dir="auto"><a class="dt-pswp-item" href="https://semailhan.com/wp-content/uploads/2017/09/amblem.jpg" data-dt-img-description="" data-large_image_width="800" data-large_image_height="696"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone  wp-image-1795" src="https://semailhan.com/wp-content/uploads/2017/09/amblem-300x261.jpg" alt="" width="166" height="144" srcset="https://semailhan.com/wp-content/uploads/2017/09/amblem-300x261.jpg 300w, https://semailhan.com/wp-content/uploads/2017/09/amblem-768x668.jpg 768w, https://semailhan.com/wp-content/uploads/2017/09/amblem.jpg 800w" sizes="auto, (max-width: 166px) 100vw, 166px" /></a></div>
<div dir="auto">Bowenwork veya Bowtech olarak da adlandırılan Bowen terapisi, beden üzerinde elle yapılan bir çalışmadır. Avustralya&#8217;da Tom Bowen tarafından geliştirlmiş ve  oradan yayılmıaştır. Özellikle fasya sistemi üzerinde çalışır ve  bedensel , ruhsal traavmalar, zihinsel aşırı gerilimin bednde yolaçtığı durumlarda etilidir. Lenfatik drenaj, detoks, kas iskelet sisteminin yeniden hizalanması vs gibi pek çok alana katkı yapar. Ağrıyı hafifletmek için tüm kaslarınızı ve organlarınızı kaplayan yumuşak doku olan fasyayı nazikçe germeyi içerir. Yani bir travma, kaza, operasyon, ruhsal gerilim ile düzeni bozulmuş olan kaslar üzerindeki büyük bir elektromanyetik ağ olan fasia sistemini düzenler.</div>
<div dir="auto">Spesifik olarak, bu terapi şekli hassas ve nazik, dönen el hareketlerini kullanır. Bu hareketler kaslar, tendonlar ve bağlar ile etraflarındaki fasya ve deri üzerinde odaklanır. Buradaki fikir, sinir sistemini uyararak ağrıyı azaltmaktır, detoks ve lenf drenajonı başlatmaktır.</div>
<div dir="auto">Boweni&#8217;i uygulayan terapistlerin ve benim en sevdiğimiz ise;, otonom sinir sistemine etki ederek gevşemeyi sağlamasıdır. Sempatik sinir sistemini (savaş ya da kaç tepkinizi) engellediği ve parasempatik sinir sistemini (dinlenme ve sindirme tepkiniz) aktive etttiği terapi anında gözlenmeye başlanır.</div>
<div dir="auto">Siz gevşediğinizde iyileşmeyi düzenleyen tüm sistemler düzgün işlemeye başlar.</div>
<h3 dir="auto">Bedenin Homeopatisi</h3>
<div dir="auto"><a class="dt-pswp-item" href="https://semailhan.com/wp-content/uploads/2017/09/sss.jpg" data-dt-img-description="" data-large_image_width="337" data-large_image_height="341"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-1796" src="https://semailhan.com/wp-content/uploads/2017/09/sss-296x300.jpg" alt="" width="296" height="300" srcset="https://semailhan.com/wp-content/uploads/2017/09/sss-296x300.jpg 296w, https://semailhan.com/wp-content/uploads/2017/09/sss.jpg 337w" sizes="auto, (max-width: 296px) 100vw, 296px" /></a></div>
<div dir="auto">Probleminiz için danışın ve başlangıçta en azından 3 seans alarak deneyimleyin. Bu şekilde size olan etkisini gözlemleriz.</div>
<div dir="auto">Avrupa&#8217;da pekçok ortopedist ve beyin cerrahı bu tekniği ameliyatlarını azalttığı için öğrenmeye başladıklarını ve daha az ameliyat yaptıklarını söylüyorlar.</div>
<div dir="auto">Tipik bir seans 40 dk-1 saat arası sürer, başlayan çalışma 10 güne kadar devam eder ve biz 5 gün ile 10 gün arasında yeni seansı yapabiliriz.</div>
<div dir="auto">Bedenin homeopatisi olarak ta adlandırılan bu yöntem, son derece nazik, yan etkisiz, ve bütüncül çalışan bir yöntemdir.</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto"></div>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://semailhan.com/bowen-terapisi/">Bowen Terapisi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://semailhan.com">Sema İLHAN</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Aile ve Sistem Dizimleri Grup  Çalışması</title>
		<link>https://semailhan.com/325/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sema İlhan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 05 Jun 2016 06:21:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Birleştirici Sistemik Tıp]]></category>
		<category><![CDATA[Sistemik Aile Dizimi Uygulaması]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://semailhan.com/?p=325</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#160; Tüm evren senin içindedir ve sende olan her şey evrende de vardır. Senle çok yakınında olan bir nesne arasında hiç bir nesne yoktur;tıpkı senle çok uzağındaki nesneler arasında hiç bir mesafe olmadığı gibi. Her şey en küçüğünden en büyüğüne, en alttakinden en üsttekine kadar senle aynı değerde senin içinde vardır. Tek bir atom bile,yeryüzündeki&#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://semailhan.com/325/">Aile ve Sistem Dizimleri Grup  Çalışması</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://semailhan.com">Sema İLHAN</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #339966;">Tüm evren senin içindedir ve sende olan her şey evrende de vardır. Senle çok yakınında olan bir nesne arasında hiç bir nesne yoktur;tıpkı senle çok uzağındaki nesneler arasında hiç bir mesafe olmadığı gibi. Her şey en küçüğünden en büyüğüne, en alttakinden en üsttekine kadar senle aynı değerde senin içinde vardır. Tek bir atom bile,yeryüzündeki tüm elementleri içerir. Aklın tek bir hareketi, yaşamın tüm kanunlarını içerir. İnsan tek bir su damlasında yaşamın sonsuz okyanusun sırrını bulur. senin tek bir görüntün yaşamın tüm görüntülerini içinde taşır. </span></p>
<p><span style="color: #339966;">Halil Cibran&#8230;.</span></p>
<p><strong><a class="dt-pswp-item" href="https://semailhan.com/wp-content/uploads/2016/06/a7e09cbc897d0713eeb2d1592664c87c.jpg" data-dt-img-description="" data-large_image_width="564" data-large_image_height="448"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-1788" src="https://semailhan.com/wp-content/uploads/2016/06/a7e09cbc897d0713eeb2d1592664c87c-300x238.jpg" alt="" width="300" height="238" srcset="https://semailhan.com/wp-content/uploads/2016/06/a7e09cbc897d0713eeb2d1592664c87c-300x238.jpg 300w, https://semailhan.com/wp-content/uploads/2016/06/a7e09cbc897d0713eeb2d1592664c87c.jpg 564w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a></strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Aile/Sistem Dizimleri Grup Çalışması</strong></p>
<p>Aile Dizimi çok eski kadim bir uygulama olup Afrika&#8217;da Zulularca uygulanırken orada misyoner olarak çalışan Bert Helinger tarafından günümüze modern psikoloji yönünden anlaşılıp zenginleştirilerek uyarlanmıştır. Ayrıca Afganistan&#8217;da Sufi dervişlerinin bu bilgiyi çok iyi koruyup uyguladığı da saptanmıştır. İnsanın kolektif bir bilinçaltını Jung söyleyene dek zaten bu eski toplulukların bildiği ve şifa aracı olarak uyguladığı bir bilgiydi.</p>
<h3> Sistemik varlık olarak insan</h3>
<p>Aile/Sistem Dizimleri Yöntemi yaşamımızda tek bir birey olmadığımız, şimdiki ve geçmiş köken ailelerimizle, ait olduğumuz ve içinde büyüdüğümüz topluluklarla, çalıştığımız organizasyonlarla, büyük insanlık ailesinin önceki yaşanmışlıkları ve şimdiki etkileşimleri ile ve hatta doğa ile sizi bir sistem olarak ele alır.</p>
<ul>
<li> Bireysel veya grup çalışmaları ile uygulanabilir.</li>
<li>Hastalık veya uzun süredir olan semptomlar da bu yöntemle ele alınıp anlaşılabilir.</li>
<li>Bize sağ kalmamız için aktarılmış kayıtlara veya gizli de kalmış olanlara tanı koyar.</li>
<li>Yaşamışımızda bir türlü nedenini anlayamadığımız davranış ya da seçimlere neden olan dinamikleri anlamamıza yardım eder.</li>
<li>Şaşırtır ve farkındalık yaratır. En önemlisi bu farkındalıkla artık eski duygumuzdan, döngümüzden, katılığımızdan ya da aşırı tepkili olma veya tepkisizliğimizden kısaca bize hizmet etmeyen her şeyden uzaklaşırız. Bizde bir şeyler değiştikçe sistem de değişir.</li>
<li>Bu yöntem sistemimizle bağlantımızı gözden geçirir.</li>
<li>Kendimize ait olan bilinmeyenlerle buluşur kim olduğumuzu daha iyi anlarız. Bu yolla şimdiki sistemlerimize ve gelecek nesillere yeni ve farklı olan bir deneyimi taşır, gelecek nesilleri kendileri olmaktan alıkoyacak yüklü aktardıklarımızı bu farkındalıklarla arkada bırakmış oluruz. Bu yönüyle son derece koruyucu bir yaklaşımdır</li>
</ul>
<h3>Bilen Alan</h3>
<p>Bu yöntem Fenomenoloji dediğimiz anda olanla, sezgisel ve tarafsız bir bağ kurmayı gerektirir. Hakikatler kendini bu şekilde içinde bulunduğumuz “Alan”a açar. Alan bilgisi kuantum fiziği ile gittikçe daha fazla anlamakta olduğumuz, ancak çok eski kadim kültürlerde de kullanılan grubun yarattığı ortak bir mekânsal-zamansal bilgiyi anlatır.<br />
Aile/sistem dizimleri kadim bir insanlık deneyimi olarak Hellinger tarafından gözlenmiş ve sonrasında modern psikoterapi yöntemleri ile gittikçe gelişerek bu güne gelmiştir. Hellinger tüm bu bilgi ve deneyimleri birleştirerek gerçekleştirdiği aile dizimlerinde kişinin ailesine ait içsel resimleri görselleştirmeye başlamıştır. Bu iç resim ve oluşumu, fenomenolojik bir yaklaşımının ürünüdür. Aktardığı sorunla oluşturduğu taleple çalışmaya katılan kişi, gruptan aile bireylerini ve kendisini temsil edecek üyeleri seçer, onları birbirleriyle ilişkilerini o anki hissedişine göre mekan içinde dizer ve yerleştirir. Atılacak adımları izlemek üzere yerine oturur. Terapist, dizim içindeki temsilcilere aile bireylerinin bulundukları konumda kendilerini nasıl hissettiklerini sorup geri bildirim alarak, kilitlenme ve farkındalığın gün ışığına çıktığı noktaya kadar adım adım ilerler.</p>
<h3>Temsilcilik</h3>
<p>Dizim sırasında temsilcilerde kendilerini temsil ettikleri kişiler gibi hissetmektedirler. Kimi zaman onların beden duruşlarını, belirtilerini de sergileyebiliyorlar. Sistemik Aile dizimi terapilerinde öykü diğer terapiler kadar derin bir yer tutmaz, Çünkü zihinsel olan kadar fenomenoloik olanla da çalışılmaktadır. Sadece bir bilgi değil duygulanımla ve bedensel duyumlarla ilerleyen bir süreç gözlenmektedir.  Katılımcılar, danışan ve terapistin kendilerini bu anda olmakta olana açabilmeleri, tüm sistemik bilgiyi niyet, beklenti ve korkulardan uzak algılayabilmeleri önemli ve değerlidir. Zaten yapılan çalışma herkeste bir dönüşüm yaratmaktadır.</p>
<p>Bu yöntemi anlamanın en iyi yolu onu deneyimlemektir. Temsilci olarak veya gözlemci olarak ta oldukça yararlı olmaktadır. Bireysel olarak kullanılabildiği gibi grup çalışmaları ile de kombine edilebilmektedir.</p>
<p>İçerisi nasılsa dışarısı da öyledir, değiştirilebilecek hiçbir şey yok, sadece kendimizi dönüştürerek yaşadığımız ilişkileri farklı kılabiliriz ve ancak biz daha farklı olanı yapabildiğimizde, korkudan sevgiye doğru gidebildiğimizde Dünya hayalini kurduğumuz gibi bir yer olmaya dönüşebilir.</p>
<p>Sevgiyle</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Sema İlhan</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://semailhan.com/325/">Aile ve Sistem Dizimleri Grup  Çalışması</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://semailhan.com">Sema İLHAN</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Homeopati nedir?</title>
		<link>https://semailhan.com/homeopati-nedir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sema İlhan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Dec 2014 00:02:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Birleştirici Sistemik Tıp]]></category>
		<category><![CDATA[Homeopati]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://semailhan.com/?p=217</guid>

					<description><![CDATA[<p>Her birimizin içindeki doğal iyileşme gücü, iyi olmamız için en büyük güçtür.                                                                                      &#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://semailhan.com/homeopati-nedir/">Homeopati nedir?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://semailhan.com">Sema İLHAN</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: 12pt; color: #333399;"><em><b>Her birimizin içindeki doğal iyileşme gücü, iyi olmamız için en büyük güçtür.</b></em></span></p>
<p><span style="color: #333399;"><em><strong><span style="font-size: 15.5555562973022px;">                                                                                 <span style="font-size: 12pt;">       </span></span><span style="font-size: 12pt;">Hipokrat</span></strong></em></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><em><span style="font-size: 12pt;"><span style="font-size: 14pt;"><strong><strong><br />
</strong></strong></span></span></em><span style="font-size: 12pt;"><b><span style="font-size: 14pt;">Homeopati nedir</span>?</b></span><em><span style="font-size: 12pt;"><strong><strong><br />
</strong></strong></span></em></p>
<p><span style="font-size: 12pt;">Homeopati 200 yıldır tüm Dünyada yaygın olarak kullanılan bir doğal iyileşme sistemidir. Dünya Sağlık örgütü tarafından Dünyada en yaygın olarak kullanılan 2. büyük iyileşme sistemi olarak tanınmıştır.</span></p>
<p><span style="font-size: 12pt;"><a class="dt-pswp-item" href="https://semailhan.com/wp-content/uploads/2014/12/hahneman2.jpg" data-dt-img-description="" data-large_image_width="202" data-large_image_height="249"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-1803" src="https://semailhan.com/wp-content/uploads/2014/12/hahneman2.jpg" alt="" width="202" height="249" /></a>Homeopatiyi geliştiren<b> Samuel Hahneman (</b>Alman hekim &#8211; 1755–1843)) homeopatiyi şöyle anlatır. “Sağlık Durumunda yaşam gücü organizmayı canlandırır ve ahenkli bir düzende tutar. Hastalık durumunda esasen sadece bu yaşam gücünün dengesi bozulmuştur. Kendisi acısını (içteki değişimini) his ve fonksiyonlardaki normal durumdan olan sapmalarıyla ifade eder. Hastalığa neden olan tek şey, olumsuz olarak etkilenen yaşam gücünün kendisidir… Diğer yandan hastalık bulgularının tümünün yani sağlık durumundan tüm sapmaların, iyileşme sırasında ortadan kalkması ile beraber, yaşam gücü yeniden bütünlenir, böylece tüm organizma sağlığa kavuşmuş olur.”</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt;"><b>Homeopatik yaklaşım nedir?</b></span></p>
<p><span style="font-size: 12pt;">Homeopati kendi içimizdeki doğal iyileşme gücüne yardım eden bir yöntemdir. Aslında vücudumuz dengesini bozan durumlar ile karşılaştığında kendini yeniden dengelemeye başlar. Bulgular böylece ortaya çıkar. Örneğin mikroplu veya toksik bir gıda aldığımızda kusma ve ishal olur ve beden kendini temizlemeye çalışmaktadır. Ateş yüksekliği vücudumuzdaki mikroplar ile savaşta mikropların kapsüllerini çatlatan, onların yok olmasına yardım eden içsel bir iyileşme gücüdür.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;"><b>Homeopati İyileşmeye nasıl yardımcı oluyor?</b></span></p>
<p><span style="font-size: 12pt;">Temel prensibi benzer benzeri iyileştir ilkesine dayanır. Yani sağlıklı kişilerde kullanıldığında ortaya çıkan bulguların olduğu hasta kişilere o bulguları yapan maddenin verilmesi demektir. Örneğin kızarık ve şişlikte bal arısı salgısından elde edilen ilaç, şiddetli göz ve burun akıntısı, göz yanması olan kişide soğandan elde edilen ilaç etkili olur. Kültürümüzde de “çivi çiviyi söker”, “soğuktan donanı buzla ovarlar” gibi karşılıkları vardır.</span></p>
<p><span style="font-size: 12pt;"><b>Homeopatik analiz nedir?</b></span></p>
<p><span style="font-size: 12pt;">Bir görüşme ile sizin değerlendirilmenizdir. Homeopati hangi hastalığın olduğunu bulmaya değil hasta olanın kişinin kim olduğunu anlamaya odaklanmaktadır. Bu nedenle bu tanıma için en azından 2 saatlik bir görüşme yapılmaktadır. Sizdeki denge bozukluğunu gösteren sizin tüm fiziksel, zihinsel ve duygusal bulgularınız ve yaşam alışkanlıklarınız, uykunuz, rüyalarınız, korkularınız, beklentileriniz ele alınır. Bunun yanında geçmişte yaşadığınız hastalıkları ve ailedeki bireylerin hastalık öykülerini vs. öğrenerek size ait bir tek bir resim ortaya çıkarılır. Homeopati sizi bütüncül olarak ele alır ve her insanın birbirinden farklı olması nedeni ile aynı hastalığa sahip kişilere aynı ilaç verilmeyecektir.</span></p>
<p><span style="font-size: 12pt;"><b><a class="dt-pswp-item" href="https://semailhan.com/wp-content/uploads/2014/12/indir.jpg" data-dt-img-description="" data-large_image_width="318" data-large_image_height="159"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-1804" src="https://semailhan.com/wp-content/uploads/2014/12/indir-300x150.jpg" alt="" width="300" height="150" srcset="https://semailhan.com/wp-content/uploads/2014/12/indir-300x150.jpg 300w, https://semailhan.com/wp-content/uploads/2014/12/indir.jpg 318w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a>         Homeopatik ilaç nasıl hazırlanır?</b></span></p>
<p><span style="font-size: 12pt;">Homeopatide bunlara ilaç değil remedi denir. Kaynağı bitkiler, hayvanlar, mineraller gibi doğal maddelerdir. Alkolde bekletilip sonra su ile çözeltilerek ve özel bir yöntem ile çalkalayarak elde edilir. Bu defalarca kez tekrarlanır ve inceltilip etkisi arttırılır. Sulandırma oranına göre değişen dozlar olur. Sonra minik şeker tabletlerine emdirilerek şişelenir.</span></p>
<p><span style="font-size: 12pt;"><strong><strong> </strong></strong></span></p>
<p><span style="font-size: 12pt;"><b>Kimler homeopatik sistemden yararlanabilir?</b></span></p>
<p><span style="font-size: 12pt;">Her yaş ve gruptan herkes ve hayvanlar hatta son yıllarda bitkiler için homeopatik yöntem kullanılabilmektedir. Hayvanlarda kullanmak için eğitim almış veteriner homeopatlar vardır. Homeopatik sistemde alınan remediler toksin değildir. Gebeler, çocuklar ve yaşlılar da rahatlıkla kullanabilir. Diğer ilaçların etkisini azaltmaz,</span></p>
<p><span style="font-size: 12pt;"><strong><strong> </strong></strong></span></p>
<p><span style="font-size: 12pt;"><b>Homeopatik sistemde yardım alırken neler yapmamalıdır?</b></span></p>
<p><span style="font-size: 12pt;">Keskin kokulu, nane, mentol, okaliptüs, kafur gibi maddeler remedilerin etkisini yok edebilir.</span></p>
<p><span style="font-size: 12pt;">Kahve içmek remedinin etkisini azaltabilir veya kesintiye uğratabilir.</span></p>
<p>Homeopati, nazik ve bütüncül çalışır. Bir iyileşme sürecine yani sabırlı olmanıza ihtiyaç duyar. Bu tedavi sırasında sağlıklı yaşam alışkanlıkları ile yaşamayı, iyileşmeyi engelleyen faktörleri göden geçirmeyi gerekli kılar. Mümkün olduğunca yaşam gücünü farklı başka uyumlu olmayan tedaviler ile zorlamamak önerilir. O yüzden hekiminize danışmadan yeni şeyler uygulamayın&#8230;..</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://semailhan.com/homeopati-nedir/">Homeopati nedir?</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://semailhan.com">Sema İLHAN</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>OTOJEN GEVŞEME EĞİTİMİ</title>
		<link>https://semailhan.com/204/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sema İlhan]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Dec 2014 23:43:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Birleştirici Sistemik Tıp]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılarım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://semailhan.com/?p=204</guid>

					<description><![CDATA[<p>Otojenik Gevşeme Dünyada üzerinde en çok araştırma yapılarak iyileşmeye etkisi gösterilmiş bir yöntemdir.  Bir kez eğitimli bir terapist yardımı ile öğreniz ve sonra yaşam boyu kendi kendinize yapabilirsiniz. Bu eğitimin temel amacı; Bedeninizle nasıl ilişkiye geçeceğinizi öğrenmek ve böylece yaşamınız için kişisel sorumluluğunuzu üzerine almanızdır.  OTOJEN GEVŞEME (AUTOGENES TRAİNİNG) NEDİR Otojen 　(autogenes ), ‘’kendi kendine&#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://semailhan.com/204/">OTOJEN GEVŞEME EĞİTİMİ</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://semailhan.com">Sema İLHAN</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><img loading="lazy" decoding="async" class=" size-medium wp-image-206 alignleft" src="https://semailhan.com/wp-content/uploads/2014/12/otojen-300x188.jpg" alt="otojen" width="300" height="188" srcset="https://semailhan.com/wp-content/uploads/2014/12/otojen-300x188.jpg 300w, https://semailhan.com/wp-content/uploads/2014/12/otojen-768x480.jpg 768w, https://semailhan.com/wp-content/uploads/2014/12/otojen-624x390.jpg 624w, https://semailhan.com/wp-content/uploads/2014/12/otojen.jpg 960w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" />Otojenik Gevşeme</h3>
<p>Dünyada üzerinde en çok araştırma yapılarak iyileşmeye etkisi gösterilmiş bir yöntemdir.  Bir kez eğitimli bir terapist yardımı ile öğreniz ve sonra yaşam boyu kendi kendinize yapabilirsiniz.</p>
<h3>Bu eğitimin temel amacı;</h3>
<p><span style="font-size: 12pt;">Bedeninizle nasıl ilişkiye geçeceğinizi öğrenmek ve böylece yaşamınız için kişisel sorumluluğunuzu üzerine almanızdır.</span></p>
<p><strong><span style="font-size: 12pt;"> OTOJEN GEVŞEME (AUTOGENES TRAİNİNG) NEDİR</span></strong><br />
<span style="font-size: 12pt;">Otojen 　(autogenes ), ‘’kendi kendine oluşan’’ anlamına gelir. Otojen Gevşeme, kendi kendine gevşeme yöntemini kullanan bir otohipnoz tekniğidir. Bu teknik aracılığıyla, birey, özdenetimini sağlayabilir. Bu yüzden, otojen gevşeme, bir özdenetim uygulaması olarak kabul edilebilir ve bu  teknik kolaylıkla öğrenilebilir </span></p>
<h2> <b>Otojenik eğitim</b></h2>
<p><span style="font-size: 12pt;">Amaç bir bütün olarak organizmanın parasempatik sisteme geçişini güvenle sağlayabilmektir. Bisiklet sürmek gibi bir kez öğrenilince sonra uygulama kolaydır. Uykuya dalabilirsiniz, fazla uyanık olabilirsiniz;  belirli bir denge hız kazanınca kolaylaşır. Otojenik eğitim inançlarla ilgi veya spiritüel bir uygulama olmayıp, tamamıyla fiziksel ve bireysel deneyime dönük bir uygulamadır.</span></p>
<p><span style="font-size: 12pt;"><a href="https://semailhan.com/wp-content/uploads/2014/12/grup-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class=" size-medium wp-image-209 alignleft" src="https://semailhan.com/wp-content/uploads/2014/12/grup-1-300x200.jpg" alt="Yoga class relaxing" width="300" height="200" /></a></span></p>
<p><span style="font-size: 12pt;"><strong><strong> </strong></strong></span></p>
<ul>
<li><span style="font-size: 12pt;">Uygulamadan önce alkol, sigara kullanmayın ve yeni yemek yemiş olmayın.</span></li>
<li><span style="font-size: 12pt;">Olabildiğince sessiz ve rahatsız edilmeyeceğiniz bir yer seçin.</span></li>
<li><span style="font-size: 12pt;">Egzersiz için uzanacağınız zeminin başlangıçta sert bir yer olması kollarınızda ve bacaklarınızdaki ağırlığı hissetmenize yardımcı olacaktır.</span></li>
<li><span style="font-size: 12pt;">Yaklaşık 3 ay sonrasında otururken, ayakta iken, yürürken vs de yapabileceksiniz. Zamana yoğunlaşıp dertlenmeyin.</span></li>
<li><span style="font-size: 12pt;">Unutmayın amacımız eğitimi tamamlamak değil, yöntemi kullanarak istediğimiz zamanda gevşeyebilmek. Sonrasında sabah ve akşam 4 dakika uygulanabilir.</span></li>
</ul>
<p><span style="font-size: 12pt;"><strong><strong> </strong></strong></span></p>
<p><span style="font-size: 12pt;">Başlangıçta yatarak ilerleme kaydettikten sonra oturarak ta yapabilirsiniz. İyice ilerleyenler kırmızı ışıkta direksiyonda bile gevşeyebiliyorlar.</span></p>
<p><span style="font-size: 12pt;"><b>Otojenik Eğitim</b>, 1920&#8217;li yılların başlarında, Alman bir Psikiyatrist olan Prof. Dr. Johann Heinrich Schultz (1884-1970) tarafından bulunmuştur. Bilimsel alanda sonuçları üzerinde en çok çalışma yapılmış ve etkisi gösterilmiş olan bu metot, o zamandan beri doktorlar, psikoterapistler ve pedagoglar tarafından, psikolojik ve psikosomatik sorunlarda önleyici mükemmel bir yöntem olarak görülmekte ve uygulanmaktadır.</span></p>
<p><span style="font-size: 12pt;"><b>Otojenik Eğitim</b>, bedenin derin gevşetilmesi/rahatlatılması yolu ile otonom sinir sistemi üzerinden kişinin ruhunu, psikolojisini rahatlatma metodudur. Adeta kişinin kendi kendini uyur konuma getirmesidir. Ama bu konum bir uyuma hali olmayıp, bilakis gevşemiş olan bedende bilincin açık/yerinde olma halidir.</span></p>
<p><span style="font-size: 12pt;"> <b>Otojenik Eğitim</b>, psikolojik açıdan gevşeme sağlayarak bedenin de onu izlemesini amaçlayan bütüncül bir yaklaşımdır. Çok kolay uygulanabildiğinden, günde 2-3 kez yapılan 10-15 dakikalık egzersizlerle, zaten zamanla yarışan günümüz insanları için, harcanan sürenin azlığı dikkate değerdir.</span></p>
<p><a href="https://semailhan.com/wp-content/uploads/2014/12/tas.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-208 aligncenter" src="https://semailhan.com/wp-content/uploads/2014/12/tas.jpg" alt="tas" width="285" height="281" srcset="https://semailhan.com/wp-content/uploads/2014/12/tas.jpg 274w, https://semailhan.com/wp-content/uploads/2014/12/tas-60x60.jpg 60w" sizes="auto, (max-width: 285px) 100vw, 285px" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><span style="font-size: 12pt;">OTOJEN GEVŞEMENİN YARARLARI</span></strong></p>
<p><span style="font-size: 12pt;">* Otojenik Gevşeme stres ve psikosomatik bozukluklarda yardımcı bir yöntem olarak kullanılabilmektedir.</span></p>
<p><span style="font-size: 12pt;">* Uygulamayı yapan kişide, derin bir gevşeme ve dinginlik sağlar.</span><br />
<span style="font-size: 12pt;">* Yalnızca sağlığın bozulduğu zamanlarda da, bedensel, zihinsel ve duygusal olarak sağlıklı kalmamıza yardımcı olur.</span><br />
<span style="font-size: 12pt;">* Otojen Gevşeme, öfke ve kızgınlığın kontrolünü sağlar. Gündelik yaşamda bizi kızdıran, öfkelendiren durumlarda sakin kalabilmemize, makul düşünüp,  soğukkanlı davranmamıza yardım eder.</span><br />
<span style="font-size: 12pt;">* Her tür olumsuz duygunun (korku, kaygı, endişe gibi) kontrolünde kullanılır.</span><br />
<span style="font-size: 12pt;">* Otojen Gevşeme uygulamaları odaklanmayı artırır, hafızayı güçlendirir, performansı geliştirir. OE ile her zaman azami uyanıklık derecesi yani bedensel ve zihinsel verimlilikte kendimizi hazır hale getirebiliriz. Böylece zihinsel çalışma çok daha kolaylaşır. Daha önce öğrendiklerimizi daha kolay hatırlarız.</span></p>
<p><span style="font-size: 12pt;">* Çalışma saatleri uzun olan ya da yoğun tempoda çalışan kişiler, 15 dakikalık Otojen Gevşeme uygulamasıyla, üç-dört saatlik uyku ihtiyaçlarını karşılayabilir. Sağlıklı insanlarda bile egzersizler sanki birkaç saat uyumuş gibi dinlenmiş hissedip uykuyu erteleyebilir.  </span><br />
<span style="font-size: 12pt;">* Adet kanaması ve menapoz dönemiyle ilgili yakınmalar, Otojen Gevşeme ile iyileştirilebilir ya da tümüyle ortamdan kaldırılabilir.</span><br />
<span style="font-size: 12pt;">* Otojen Gevşeme ile yapılan özel otohipnoz uygulamalarıyla, yeme davranışı ve yeme alışkanlıkları değiştirilebilir; bu uygulamalarla, kişi sağlıklı biçimde dilediği kiloya ulaşabilir.</span><br />
<span style="font-size: 12pt;">* Boyun tutulması, kekeleme, gece işemesi  (altını ıslatma) ya da uykuda diş gıcırdatma gibi rahatsız edici belirtiler için de kullanılmaktadır.</span><br />
<span style="font-size: 12pt;">* Çoğu baş ağrısı, oto hipnoz uygulamasına olumlu tepki verir.</span></p>
<p><span style="font-size: 12pt;">* Soğuk algınlığı olasılığı azalır ya da enfeksiyon direncimiz güçlenir.</span></p>
<p><span style="font-size: 12pt;">* Ağrıyı serinlik düşünerek hafifletebiliriz, giderebiliriz, azaltabiliriz. Ağrının kökenine ayrıca bakılır.</span></p>
<p><span style="font-size: 12pt;">* Doğumların da daha kolay ve hızlı gerçekleşmesine yardım eder.</span></p>
<p><span style="font-size: 12pt;">* Migren krizleri de bu yöntemle hafifleyip seyrekleşebilir ya da tamamen ortadan kalkabilir.</span><br />
<span style="font-size: 12pt;">* Astım hastalarının Otojen Gevşeme uygulamalarıyla kriz öncesi korkuları azalır ve astım krizlerini daha hafif geçirirler.</span><br />
<span style="font-size: 12pt;">* Bunların dışında, birçok rahatsızlıkta, Otojen Gevşeme uygulaması, rahatlatıcı ve iyileşmeyi destekleyen bir otohipnoz yöntemi olarak kullanılmaktadır.</span></p>
<p><span style="font-size: 12pt;"><strong><strong> </strong></strong></span></p>
<p><span style="font-size: 12pt;"><b>OTOJENİK EĞİTİM UYGULAMASI</b></span></p>
<ol>
<li><span style="font-size: 12pt;">Otojen  ‘’kendi kendine oluşan’’ anlamına gelir. Kişilerin günlük yaşamın gerilimleri ile kas iskelet sistemleri yanı sıra istemli kontrolümüz dışında çalışan otonom sinir sisteminin de gevşetilmesi öğrenilir.</span></li>
<li><span style="font-size: 12pt;">Sadece bedensel değil, ama özellikle zihinsel, zihni sessizleştirme amaçlanmaktadır. Zihin sakinleşince beden de onu izler.</span></li>
<li><span style="font-size: 12pt;">Kendi kendine oluşmayı geliştirmek için sürekli çalışma gereklidir. Otojenik Eğitim, yetkili bir kurs öğretmeni tarafından, tek kişiye ya da gruba öğretilir. Başlangıçta yapılacak bu seri eğitimlere düzenli katılım önemlidir.</span></li>
<li><span style="font-size: 12pt;">Bir kez öğrendikten sonra en az üç ay her gün 15 dakika ayırarak sabah, öğle ve akşam vakitlerinde uygulanması ve bedenin eğitilmesi gereklidir.</span></li>
</ol>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://semailhan.com/204/">OTOJEN GEVŞEME EĞİTİMİ</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://semailhan.com">Sema İLHAN</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bowen Terapi</title>
		<link>https://semailhan.com/137/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sema İlhan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Dec 2014 20:56:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Birleştirici Sistemik Tıp]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılarım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://semailhan.com/?p=137</guid>

					<description><![CDATA[<p>BOWEN TERAPİ NEDİR? Bowen Terapi son derece hafif ve yumuşak hareketleri içeren ve vücudun kendini iyileştirmesine yardım eden doğal bir tedavi şeklidir. Avustralya’da Tom Bowen tarafından geliştirilmiş ve uygulandığı ülkelerde hızla yaygınlaşmaktadır. İnsan vücudu, karmaşık bir müzik aleti gibidir, hatasız çalışmak için uygun akort edilmeye gereksinim duyar. Uygun şekilde akort edildiğinde ise kendine özgü tonunu yaratmak&#8230;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://semailhan.com/137/">Bowen Terapi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://semailhan.com">Sema İLHAN</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: 14pt; color: #333399;"><b>BOWEN TERAPİ NEDİR?</b></span></p>
<p><span style="font-size: 12pt;">Bowen Terapi son derece hafif ve yumuşak hareketleri içeren ve vücudun kendini iyileştirmesine yardım eden doğal bir tedavi şeklidir. Avustralya’da Tom Bowen tarafından geliştirilmiş ve uygulandığı ülkelerde hızla yaygınlaşmaktadır.</span></p>
<p><span style="font-size: 12pt;">İnsan vücudu, karmaşık bir müzik aleti gibidir, hatasız çalışmak için uygun akort edilmeye gereksinim duyar. Uygun şekilde akort edildiğinde ise kendine özgü tonunu yaratmak üzere titreşir ve eşsiz frekansına tekrar <img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft wp-image-195 " src="https://semailhan.com/wp-content/uploads/2014/12/atlet-1-116x300.jpg" alt="atlet (1)" width="153" height="396" srcset="https://semailhan.com/wp-content/uploads/2014/12/atlet-1-116x300.jpg 116w, https://semailhan.com/wp-content/uploads/2014/12/atlet-1.jpg 200w" sizes="auto, (max-width: 153px) 100vw, 153px" />uyumlanır. Bowen terapisinde yapılan bu yeniden uyumlama işlemidir.</span></p>
<p><span style="font-size: 12pt;">Bir seans yarım ila bir saat sürer ve tüm vücutta çok büyük ve rahatlatıcı etki başlatarak otonom sinir sistemi<b> (</b><a href="http://sistemi">periferik sinir sisteminin</a> istemsiz yapılan hareketleri ve organ fonksiyonlarının kontrolünü gerçekleştiren bölümü) bağışıklık ve hormonal sistemler ve lenf dolaşımı gibi büyük sistemlerin dengelenmesine yardımcı olur. En önemlisi son derece nazik bir şekilde vücudun kendini iyileştirme sürecini destekleyip güçlendirmesidir</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; color: #333399;"><b>NASIL UYGULANIR?</b></span></p>
<p><span style="font-size: 12pt;">Bowen tedavisinde tedavi sırasında terapist parmaklarını kaslar, bağlar, tendonlar, fasyalar ve eklemler (ve bazen de direk sinirler üzerinde) üzerinde dolaştırıp vücutta bir iyileşme tepkisi almak için kullanır.</span></p>
<p><span style="font-size: 12pt;">&#8216;Hafif dokunma&#8217; tedavileri konusunda yapılan çeşitli araştırmalar, önemli sonuçlar almak için vücuda çok zorlayıcı hareketlerin uygulanmasının gerekmediğini göstermiştir. Aslında, dokunma ne kadar yumuşak olursa etkisinin o kadar çok ve büyük olduğu görülmektedir. Hastalar ilk tedavi deneyiminin ardından çoğu kez böyle yumuşak hareketlerin nasıl bu kadar güçlü etkisinin olabildiğini merak ederler.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">      Tedaviden sonra size bazı önerilerde bulunulacaktır ve durumunuza göre tedavi birkaç seans tekrarlanabilir. Bu tedavinin inceliklerini ve derinliklerini anlamak için terapinin gerçekten yaşanması gerekir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-196 aligncenter" src="https://semailhan.com/wp-content/uploads/2014/12/533401_10150799357469042_2094651379_n-300x300.jpg" alt="533401_10150799357469042_2094651379_n" width="297" height="297" srcset="https://semailhan.com/wp-content/uploads/2014/12/533401_10150799357469042_2094651379_n-300x300.jpg 300w, https://semailhan.com/wp-content/uploads/2014/12/533401_10150799357469042_2094651379_n-150x150.jpg 150w, https://semailhan.com/wp-content/uploads/2014/12/533401_10150799357469042_2094651379_n-176x176.jpg 176w, https://semailhan.com/wp-content/uploads/2014/12/533401_10150799357469042_2094651379_n-60x60.jpg 60w, https://semailhan.com/wp-content/uploads/2014/12/533401_10150799357469042_2094651379_n.jpg 403w" sizes="auto, (max-width: 297px) 100vw, 297px" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt; color: #333399;"><b>KİMLERE YAPILABİLİR?</b></span></p>
<p><span style="font-size: 12pt;">Bowen Tekniği ziyadesiyle yumuşaktır ve hamile kadınlardan yeni doğmuş bebeklere ve yaşlılara kadar herkes için uygun bulunmaktadır. Bowen tedavisi hayvanlar üzerinde de uygulanmaktadır.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<h4><span style="font-size: 14pt; color: #333399;"><b>Nasıl uygulanır?</b></span></h4>
<p><span style="font-size: 12pt;">Bazı kişi ve durumlarda hasta ayaktayken veya bir sandalyede oturuyorken <a href="https://semailhan.com/wp-content/uploads/2014/12/bowen-lomber-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-197 alignleft" src="https://semailhan.com/wp-content/uploads/2014/12/bowen-lomber-1.jpg" alt="bowen lomber (1)" width="238" height="157" /></a>uygulanabilir. Aslında hemen hemen her koşulda tedavinin yapılması mümkündür- örneğin tekerlekli sandalyede, hasta bir yana uzanırken, sırtı bir yere dayalıyken. Tedavinin etkili olması için en önemli şey hastanın rahat bir durumda olmasıdır.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 12pt; color: #000080;"><b>Teknik aşağıdaki durumlar için düşünülebilir: </b></span></p>
<ul>
<li><span style="font-size: 12pt;">Endişe ve stres ile bağlantılı ruhsal durumlar</span></li>
<li><span style="font-size: 12pt;">Sırt ağrısı, siyatik ve omurga sorunları</span></li>
<li><span style="font-size: 12pt;">Sindirim ve barsak sorunları</span></li>
<li><span style="font-size: 12pt;">Fibromiyalji, ve genel kas sertliği</span></li>
<li><span style="font-size: 12pt;">Kronik Yorgunluk Sendromu</span></li>
<li><span style="font-size: 12pt;">Jinekolojik rahatsızlıklar (örneğin şiddetli ve ağrılı adet dönemi, kısırlık vs.)</span></li>
<li><span style="font-size: 12pt;">Hormonal düzensizlikler</span></li>
<li><span style="font-size: 12pt;">Baş ağrıları ve migren</span></li>
<li><span style="font-size: 12pt;">Eklem sorunları (örneğin tenis dirseği, tutulmuş omuzlar, ayak bileği ve diz incinmeleri gibi)</span></li>
<li><span style="font-size: 12pt;">Zorlamaya bağlı tekrarlayan incinmeler ve Karpal Tunel sendromu  (elde duyulan ağrı, duygusuzluk ve karıncalanma hissi)</span></li>
<li><span style="font-size: 12pt;">Spor ve darbe yaralanmaları</span></li>
<li><span style="font-size: 12pt;">Diş tedavisi sonrası çene- tempomandibular eklem sorunları ve çene bozuklukları</span></li>
<li><span style="font-size: 12pt;">Ameliyat sonrası iyileşme</span></li>
<li><span style="font-size: 12pt;">Solunum sorunları; astım, alerjiler</span></li>
<li><span style="font-size: 12pt;">Gebelikte sık görülen sorunlar ve doğum eyleminin desteklenmesi</span></li>
<li><span style="font-size: 12pt;">Yeni doğan bebek sorunları (örneğin kolik, emzirme ve uykusuzluk)</span></li>
<li><span style="font-size: 12pt;">Yoğun tedavi alınan ağır hastalıklardan sonra toksik madde atılımını hızlandırmak ve iyileşme sürecini desteklemek için</span></li>
</ul>
<p><span style="font-size: 12pt;"><strong><strong> </strong></strong></span></p>
<p><span style="font-size: 12pt; color: #000080;"><b>Bowen Kadın Sağlığı ve Gebelik</b></span></p>
<ul>
<li><span style="font-size: 12pt;">Bowen terapisi adet sorunlarını düzenlemeye ve gebe kalmaya yardımcıdır.</span></li>
<li><span style="font-size: 12pt;">Gebelikle ilişkili ağrıların iyileşmesinde, leğen kemiğinin yeniden şekillenip bebeğin uygun pozisyonu almasında rol oynar.</span></li>
<li><span style="font-size: 12pt;">Bacak ağrıları, hazımsızlık, karpal tünel sendromu (el bileği ağrıları),  alt bel bölgesi ağrıları gibi gebelik ile ilişkili semptomların çözülmesinde yardımcı olur. Normal doğumun daha kolay gerçekleşmesinde destekleyicidir.</span></li>
<li><span style="font-size: 12pt;">Bebeklerin doğum sonrası dönemde doğuma bağlı travmatik sorunları olmuşsa çözümünde ve ayrıca sindirim ve uyku ile ilgili sık karşılaşılan sorunlarında son derece etkili bir yöntemdir.</span></li>
<li><span style="font-size: 12pt;">Son derece nazik ve kolayca otururken ya da yan yatarken uygulanabilir.</span></li>
</ul>
<p><span style="font-size: 12pt;"> </span></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://semailhan.com/137/">Bowen Terapi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://semailhan.com">Sema İLHAN</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
