YARALI ŞİFACI Yaraları Anlamak, Yaraları Sarmak

YARALI ŞİFACI

Yaraları Anlamak, Yaraları Sarmak

“Ancak yaralı bir şifacı iyileştirebilir”. Carl Jung –   İsviçre’li Psikiyatrist

Farkında olsun ya da olmasınlar tüm hekim ve sağlık personeli, şifacı kişiler bir şekilde yaralanmış ve bu nedenle şifacı olmaya çekilmiş kişilerdir. Yaralı şifacı kavramının kökeni Yunan mitolojisinde yarı tanrı Chiron’un öyküsüne dayanır ve ilk kez Jung tarafından tanımlanmış mitolojik bir arketiptir.   Chiron’u ailesi red etmişti. O da hem hekim, hem de müzisyen, hem astrolog, kahin, etik savaş sanatları vs alanlarında usta, bunları öğreten , olmak vs gibi çok yönlü bilge bir kişi oldu. En ünlü şifa dağıtan hekim olmuştu , cünkü  “yara sadece yaralı tarafından iyileştirilebilirdi”. Chiron, da yaralı olmanın ne demek olduğunu çok iyi biliyordu

Acı çekmek, insan deneyiminin bir parçasıdır ve herkes psikolojik, duygusal, fiziksel ve hatta ruhsal travmalar taşır. Birçok hekim ve diğer sağlık profesyonelleri için, yaralarının doğası, bakım ve iyileştirme mesleğine girmelerini ve aynı zamanda uzmanlık seçimlerini etkilemiştir. Bu seçimler yaralı ve çözülmemiş kısımları ile bağlantılı izler taşır. Örneğin, bağımlı ebeveyni olan hekim bu konuda uzman olabilir; bir diğeri çocuk kardeşinin ölümünden sonra bir çocuk hekimi veya çocukluk bakıcısının tacizinden sonra psikiyatrist  olabilir.

Bu bilinçaltı yönelim hasta ve danışanlara şefkat ve yüksek empati duymasına ve hastası ile özel bağ kurmasına yardım eder. Ancak bunlar anlaşılmadığı ve kontrol altında tutulmadığı takdirde problemler de yaratabilirler. Hekimin hastalara aşırı derecede yardım etme gayreti, profesyonel sınırlarını aşması veya tükenmişlik, endişe veya depresyon geliştirme riskleri taşıdığı bir kalıp oluşturulabilir.

Her birimiz, kişisel sıkıntı, tükenmişlik veya işte çalışmakta zorlanmaya açık durumdayız. Yine de mücadelelerimizi normalleştiriyoruz ve kendi ihtiyaçlarımız konusunda sessiz kalarak hastalarımız için onları feda ediyoruz.

Sağlık hizmetlerinde sürekli yeniden yapılanma, sağlığın bir pazar alanı olmuş olması ve her yönden artan talep ve zorlamaların bir araya gelmesi ise çalışanların hırpalanmış ve tükenmiş hissetmesine neden oluyor. Sağlık çalışanı olmak ve tüm bunlarla tek başına uğraşmak ise korku, suçluluk ve utanç gibi mesleki doyumsuzluğun getirdiği yüklere dönüşüyor.

Bütünlük iyi hissetmek ve yaşam dolu olmak için önemlidir. Mutlaka bir yara almamak anlamına gelmez; aksine, sahip olduğumuz yarayı kucaklamaktır. Jung’a göre, “Gerçek kurtuluş, acı verici duygu hallerinin üstesinden gelmek ya da bastırmaktan değil, yalnızca onları tam anlamıyla yaşamaktan gelir”. Önemli olan, yaramızı kendimizle özdeşleştirmeksizin bilinçli bir şekilde deneyimlemektir.  ”Hekim ancak kendisi de etkilenmişse etkili olabilir. Yalnızca yaralanmış hekimler iyi edebilir. Ama hekim kendi karakterini bir çelik yelek gibi giyinirse, işte o zaman hiç etkisi yoktur.”(C. Jung) Ayrıca tüm şifacıların kendilerinin yöntemden bağımsız olarak hastanın iyileşmesinde en önemli unsur olduğu saptanmaktadır. Yani hekim kendisini de bir ilaç olarak kullanmaktadır.

Ayrıca acı çeken şifacı kendi toplumunun kolektif bilinçaltına ait yaraları deneyimlemektedir. Onun içinde sadece kendisi için değil aynı zamanda toplum için de bir tedavi getirebilecek yenileyici bir güç taşıyor. Deneyimimizi kişisel olarak almaktan çıkabilirsek,  zamanımızın kollektif yarasını bilinçli bir şekilde algılayabiliriz. Kendimizden bu şekilde çıkmak, içimizde iyileştirici bir güç oluşturur. Bu “yenileyici güç” yaşayan, kutsal ve bütüncül yaratıcı ruhtur. Bireysel ıstırabımızın, tüm bilinç alanını kaplayan toplu acının kişiselleştirilmiş bir yansıması veya somutlaştırılması olduğunu fark ettiğimizde dönüştürücü ve iyileştirici bir etkisi olur.

Şifa, gerçekte kim olduğumuzu hatırlamak ve bağlantımızın kesildiği öz çekirdeğimize yeniden bağlanmakla ilgilidir. Çekirdeğimiz, doğduğumuz şeydir; asla kaybetmeyiz, ancak maskeler ve yansıtmaların, savunmaların altında gömülüdür.

Bu çalışma yaralarımızı bulmak, anlamak ve onarmak ile ilgilidir. Çünkü şifacı kendi gidebildiği yere kadar danışanına eşlik edebilecektir. Önce kendi iyileşmesini gerçekleştirmelidir. Bu program ile:

  • Öz bakım kavramını ve yöntemlerini öğrenip, öz bakımınıza zaman ayırabilmenizi,
  • Otojenik gevşeme yöntemini öğrenerek kendi gevşemenizi sağlayabilmenizi,
  • Sürekli talepler karşısında sınırlar koyabilmenizi,
  • Yardım etmenin düzenlerini öğrenmenizi,
  • Sistemdeki zorlanmalardan kaynaklanan ikincil duyguları fark etmenizi,
  • Çalışmakta zorlandığınız hasta gruplarıyla daha kolay çalışabilmenizi,
  • Çalışma ortamının her türlü koşuluna bağlı olmaksızın işinizde özgür olabilmeyi deneyimleyebilmenizi hedeflemektedir.
  • Böylelikle mesleki doyumunuzu arttırabilir, sevdiklerinizle ve size iyi gelecek her şey ile olmayı dengeleyebilirsiniz.

Çalışmaya kendini burada tanımlanan içerikle Yaralı Şifacı olarak tanımlayan Tıbbi ve Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıbbi türlü tıbbi çalışan katılabilir. Çalışma Ekip ruhuna ve işbirliğine önem verir.

Her çalışma 4 saat ve hafta içi akşam saatlerinde ayda 2 akşam olarak sürdürülecektir.

Toplamda 10 akşam çalışılması planlanmaktadır.

Her çalışma saat 18.00-22.00 saatleri arasıdır. Ocak ayından itibaren başlayacaktır. Tarihler başvuranlara iletilecektir. Grup oluştuğunda çalışma öncesi bir toplantı düzenlenecek ve tarihler grupla ayrıca değerlendirilebilecektir. Programa tam katılım gereklidir.